Gül ile Bülbülün Ölüm Dansı


“Gel gülüm” dedi bülbül, / feryat figan ses ile,
Gül dedi: “İşim çoktur, / gelemem heves ile.”
Bülbül kızdı: “Giderim, / kalırsın sen yapayalnız,”
Gül kibirle söyledi: / “Git haydi, yolun açık.”
Uçtu bülbül uzağa, / kırıldı ince dalı,
Gül köklüydü toprağa, / gidemezdi zavallı.
Anladı bülbül bunu, / döndü aşkın hırsıyla,
Sarılmak istedi yâre, / hasretin sancısıyla.
Gülün keskin dikeni, / battı küçük kalbine,
Kızıl kanlar akıverdi, / toprağın her yerine.
Aşk ateşi bülbülün, / sardı gülün tenini,
O sıcak kan kuruttu, / maşukun bedenini.
Ne bülbül kaldı sağ, / ne gül açtı bir daha,
Aşk denilen bu yangın, / can bıraktı sabaha.
Anladı gören herkes, / sönmeyen bu harından:
Ölüm hep pusudadır, / aşkın tam arkasından.