
Bir çoğumuz çeşitli hastalıklara yakalanırız ve korkmaya başlarız, örneğin dişimiz ağrır, en kötüsünü düşünürüz felç bile kalan var, ölen var, çenesini komple aldıran var, başka sorunlar olur, iltihap kapar, gibisinden, küçük bir renkte iz çıkar acaba kansermi oluyorum deriz, bir kitle denk gelir elimize bu nedir tümörmü yoksa deriz, gözümüz biraz görmekte sorun yaşasa körmü olacağız deriz ve tüm bunlarla birlikte bir korku yayılır içimize.
Aslında haksız değiliz, belki de hiç bulamadığımız işi artık bi daha da bulamayacağızdır veya henüz birikimimiz güvencemiz bile olmadan birde işsiz kalacağız veya evlenemeyeceğiz veya terkedileceğiz veya çoluk çocuk perişan olacak, hayallerimize kavuşamayacağız, heyecan duyamayacağız hayattan.
Sağlık dost ise onu kaybetmek düşmandır dersek yanılmayız, düşmanların ilk hedefi yaralamak veya öldürmek veya aç susuz bırakıp sağlığımızı bozmaktır, öyleyse düşmandan korkmamamız gerekmez mi? Elbette korku bazen faydalıdır insan daha dikkatli olur, fakat herşeyin aşırısı zarardır, yapmamız gerekeni bildikten sonra daha fazla korkmak düşmanı sevindirir ancak.
Güçlü olmalıyız korksak bile.

















